-
BIST 100
16287,81%0,58
-
DOLAR
44,10% 0,06
-
EURO
50,87% -0,21
-
GRAM ALTIN
7192,09% -1,96
-
Ç. ALTIN
11762,72% -0,52
Annenin diş sağlığı bebeği de etkiliyor
Annenin diş sağlığı bebeği de etkiliyor
Hamilelik döneminde meydana gelen fizyolojik ve hormonal değişimlere, ağız sağlığını riske sokan, dişleri ve dişleri çevreleyen yumuşak dokuları etkileyebilecek sorunlarında eşlik edebileceğini söyleyen Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir anne adaylarına özel açıklamalarda bulundu.
İSTANBUL (İGFA) - Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, hamileliğin ilk 3 aylık döneminde sıklıkla görülen bulantı ve kusma, diş yüzeylerinde mineral kaybına sebep olarak, ‘erozyon’ dediğimiz diş aşınmalarına yol açabildiğini söyledi.
"Bu dönemde sodyum bikarbonatla gargara yapmak, ağız içindeki asidik ortamın nötralize edilmesine yardımcı olur" diyen Dt. Demir, "Akıllarda kalması gereken ise, kustuktan hemen sonra yapılan diş fırçalamanın diş yüzeylerinde meydana gelebilecek aşınmayı arttırabileceğidir. Kusmadan sonra dişlerin fırçalanması için 45 dk-1 saat beklenmesi gerekir. Düzenli olarak sodyum floridli ağız gargaralarının kullanılması, dişlerden sert doku kaybını önlemeye yardımcı olurken, aynı zamanda diş hassasiyetinin de kontrol altında tutulmasını sağlar.” dedi.
DÜZENLİ SU TÜKETMEK ŞART
Hamilelik dönemindeki hormonal değişimlerin ağız kuruluğuna sebep olabileceğinin de altını çizen Nurgül Demir “Tükürük miktarındaki düşüş, ağız içindeki yumuşak dokuların ve diş yüzeylerinin temizlenebilirliğini azaltarak; diş çürükleri ve diş eti hastalıkları için risk oluşturur. Düzenli su tüketmek genel sağlık için ne kadar önemliyse, ağız ve dişlerin sağlığının idame ettirilebilmesi için de göz ardı edilemeyecek bir öneme sahiptir. Kslitollü sakızlar, çiğneme sırasında tükürük akışını arttırarak, ağız içi yumuşak dokuların ve diş yüzeylerinin temizlenmesini sağladığı gibi; ağızda oluşan asitlerin tamponlanmasını sağlayarak çürüklerin önlenmesinde de aktif rol oynar. Aynı zamanda diş yüzeylerine bakteri tutulumunu azaltarak, dişleri çürümeye karşı korur. Hamilelik döneminde ağız kuruluğu şikayeti olan anne adayları için pratik bir çözüm alternatifi olacaktır.” diye konuştu.
GEBELİK DİYETİ GİBİ SORUNLARA YOL AÇABİLİYOR
“Hamileliğin ikinci üç aylık döneminde ise, özellikle diş eti hastalıkları için tetikte olmak gerekir. ‘Hamilelik gingivitisi’ olarak bilinen ve diş etlerinde kırmızılık, şişlik, hassasiyet ve diş eti kanamaları ile başlayan diş eti problemlerine karşı, geç kalınmadan önlem alınması gerekmekte ve mutlaka uzman bir diş hekimine danışılarak, düzenli takipleri aksatılmamalıdır.” açıklamasında bulunan Demir “Aksi takdirde, hamileliğin ortalama sekizinci ayları diş eti hastalıklarının pik yaptığı bilinen dönemlerdir. Hamilelik döneminde karşılaşılan diş eti hastalıklarından, estetik bölgede bulunan ön dişler arka grup dişlere göre daha çok etkilenmektedir. Diş eti hastalıklarının erken doğum, fetüste gelişme geriliği, düşük doğum ağırlığı, preeklemsi ve gebelik diyabeti gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği unutulmamalıdır.” dedi.
Dt. Demir, bu konuda dikkat edilmesi gereken hususları 5 maddede özetledi:
1- Anne adaylarının, düzenli diş hekimi kontrollerini aksatmaması; hamilelik döneminde diş problemleri ile karşılaşma riskini en aza indireceği gibi, diş eti hastalıkları sebebi ile anne ve bebeğin zarar görme ihtimalini de ortadan kaldırır.
2- Bulantı ve kusma ile seyreden hamileliklerde, kusmadan hemen sonra diş fırçalamak için, 45 dk beklenmelidir. Ağzın suyla çalkalanması, sodyum bikarbonatla gargara yapılması ağız içindeki asidik ortamın dengelenmesine yardımcı olarak, diş yüzeylerinin korunmasına katkı sağlayacaktır.
3- Hamilelik döneminde, her sabah kahvaltısından sonra ve her gece uyumadan önce dişlerin fırçalanması, kusma kaynaklı diş aşınmalarının ilerlemesini ve aşınma kaynaklı meydana gelebilecek diş hassasiyetini önleyecektir.
4- Ağız kuruluğundan şikayetçi olan anne adaylarında, kslitollü sakızlar, çiğneme sırasında tükürük akışını arttırarak, ağız içi yumuşak dokuların ve diş yüzeylerinin temizlenmesini sağlayacağı gibi; ağızda oluşan asitlerin tamponlanmasına etki ederek çürüklerin önlenmesinde de aktif rol oynar.
5- Organik yoğurt ve kefir tüketilmesi, yüksek kalsiyum içerikleri ile diş yapısını güçlendirip, tükürük yapısını kalsiyumdan zengin bir hale getirirken; aynı zamanda probiyotik özellikleri ile ağız içindeki bakteri sayısını azaltarak anne adaylarını diş eti hastalıkları ve diş çürüklerine karşı korur.
Ankara, 2027 Avrupa Demokrasi Başkenti unvanı için finalde
Gambiya ile birey haklarının korunması alanında mutabakat zaptı imzalandı
Süt ve süt ürünlerinde yoğurt üretimi arttı
Kırmızı bültenle aranan 16 şahıs Gürcistan’da yakalandı
İlaç fiyatlarında Euro kuru ve kâr marjları güncellendi
Bakan Tekin 12 Mart programına katıldı
Edirne’de 2026 çeltik ekim başvuruları başladı
TSK yeni kritik sistemlerle güçleniyor... Çelik Kartallara HGK-84 kitleri
Merkez Bankası faizi sabit tuttu! Sıkı para politikası sürdürülecek
Bakan Şimşek: Yıllık cari artış yönetilebilir
Terörle mücadele amansız sürüyor
Saatte 23 konutla 2 yılda 455 bin konut tamamlandı... İstanbul için kura çekimi bayram sonrası
Bakan Kurum: COP31’i uygulama odaklı platforma dönüştüreceğiz
MSB: KKTC ve hava sahamız güvende
PTT'dn 'Çankırı' konulu sürekli pullar satışta
Bakan Bolat: Hizmet ihracatı rekor seviyede
Milli parklar ve doğa korumada yeni dönem... Kanun teklifi TBMM'de kabul edildi
Tavuk yumurtası üretimi yüzde 15,1 arttı
Uluslararası Esnaf Birliği'nde kurucu genel başkan güven tazeledi
Cari açık Ocak'ta 6,8 milyar dolar oldu
İzmir’de kültür ve sanat hamlesi... İki yılda 40 bin kişi tiyatroyla buluştu
Körfezray’da güçlü segment üretimi
Limon ithalatına kapı açıldı! Limonda 'gümrük' yüzde 10'a düşürüldü
Milli Marşımız 105 yaşında
Milli Marşımız 105 yaşında
TOFAŞ, Yunanistan’dan 96-88 mağlup döndü
OECD İstanbul Merkezi Protokolü 'Resmi'leşti
OECD İstanbul Merkezi Protokolü 'Resmi'leşti
Marmara’da sıcaklık azalıyor... Doğu’da çığ uyarısı!
İstanbul’da göçmen kaçakçılığı operasyonunda 4 şüpheli tutuklandı
Yükleniyor



